Milattan önce 334 yılındayız. Büyük İskender, Makedonya kralı, devasa bir orduyla Çanakkale Boğazı'nı geçmiş, Pers İmparatorluğu'nu yıkmak üzere yola çıkmıştır. Yolunun üzerindeki ilk büyük şehirlerden biri, bugün Selçuk yakınlarında kalıntıları duran Efes'tir — antik dünyanın en görkemli kentlerinden biri.
Efes yıllardır Pers boyunduruğu altında eziliyordu. Persler'in iş başına getirdiği oligarklar şehri demir yumrukla yönetiyordu. İskender gelip onları kovduğunda, şehir bayram yerine döndü. Efesliler bu genç Makedonyalıyı bir fatih olarak değil, bir kurtarıcı olarak karşıladı.
Ama hikâyenin asıl heyecanlı kısmı burada başlıyor. Efes'te Artemis Tapınağı vardı — Dünyanın Yedi Harikası'ndan biri. Ne var ki bu tapınak, yıllar önce Herostratos adında biri tarafından ateşe verilmişti. Adamın tek amacı tarihe adını yazdırmaktı. Ve tüyleri diken diken eden tesadüf: yangın, İskender'in doğduğu gece çıkmıştı.
İskender Efes'e vardığında tapınak hâlâ yeniden inşa ediliyordu. Bu şiirsel simetriyi fark eden İskender, muhteşem bir teklifte bulundu: tüm inşaat masraflarını kendi cebinden karşılayacaktı — Yunan dünyasının en pahalı yapı projesi. Tek bir şartı vardı: adı tapınağın adak yazıtına kazınsın.
Efesliler imkânsız bir ikilemle karşı karşıya kaldı. Dünyanın en güçlü adamına hayır demek hayatlarına mal olabilirdi. Ama bir tanrıçanın tapınağına bir faninin adını yazmak küfürdü. Evet demek günah, hayır demek ölüm.
Derler ki tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır. Efesliler bunu kanıtladı — ama yılan değil, bir imparatoru deliğinden çıkardılar. İskender'e şöyle dediler: «Bir tanrının başka bir tanrıya tapınak yapması uygun düşmez.» Bu cümleyi bir daha okuyun. Hayır demediler. Ona bu şeref için fazla tanrısal olduğunu söylediler.
Övgü öylesine kusursuzdu ki İskender — kendini gerçekten Zeus'un oğlu sanan adam — reddi öfkeyle değil, gülümsemeyle karşıladı. Efesliler tapınağı kendi paralarıyla tamamladı. Yapı, altı yüzyıl daha Dünya Harikası olarak ayakta kaldı.
Dünyanın en güçlü adamına hayır dediler. Ve hayatta kaldılar. Nasıl mı? Ona sunduğu iyilik için fazla büyük olduğunu söyleyerek. İşte buna diplomasi denir.
