Skip to main content
Taçlar ve Fetihler·1/6·4
Photograph of Persepolis

The place

Persepolis

Yalanı Fetheden Kral

Hakikati en yüce ilke yapan adam — belki de tarihin en büyük yalanıyla tahta çıktı

MÖ 522–518 (Darius’un yükselişi); 1835–1847 (Bîsütun Yazıtı’nın çözümü)Persepolis

MÖ 522. Pers İmparatorluğu Libya’dan Hindistan’a uzanıyor — dünyanın o güne dek gördüğü en büyük devlet. Tahtında Büyük Kiros’un oğlu Bardiya var; vergileri kaldırmış, halk bayılıyor adama. Derken bir gece yedi soylu kaleyi basıyor. Karanlıkta biri kralı yere yapıştırıyor; Darius elinde hançerle donup kalıyor — kendi adamını vuracak diye tereddütte. Kralı tutan adam haykırıyor: “Sapla! İkimize birden vursan bile!” Darius sapladı. Sonra başını kesip halka gösterdiler.

Darius veliaht falan değildi — taht sıralamasında adı bile geçmeyen sıradan bir soylu. Ama sonra yaptığı şey tarihi değiştirdi. Zagros Dağları’nda, eski bir yolun yüz metre yukarısındaki dimdik bir kayalığa devasa bir yazıt kazıttı — üç ayrı dilde. Ve o yazıtta gerçeği sıfırdan kurguladı. Öldürdükleri adam gerçek Bardiya değilmiş. Gerçek prens aylar önce gizlice öldürülmüş. Gaumata adlı bir rahip onun kılığına girip tahtı çalmış. Darius ise Tanrı’nın gönderdiği kurtarıcıymış.

İşin ilginci: bugün neredeyse hiçbir tarihçi bu hikâyeye inanmıyor. Darius kendi hikâyesinin hem yazarı hem tek tanığı. Bütün imparatorluk — Bardiya’yı bizzat tanıyan insanlar dahil — onu gerçek kral diye kabul etmişti. Vergi indirimi, tahtı çalmaya çalışan umutsuz bir sahtekârın değil, kendinden emin bir hükümdarın işi. Üstelik Darius darbeden sonra hem Kiros’un kızıyla hem Bardiya’nın kızıyla evlendi — bu bir hanedanı geri getirme değil, yutma hamlesi. Tarihçiler açıkça söylüyor: meşru kralı öldürdü, hikâyeyi uydurdu.

Yalancının mumu yatsıya kadar yanarmış. Darius’unki iki bin yıl yandı. Ama önce imparatorluk isyan etti: tek yılda on dokuz eyalette ayaklanma. Bir adam daha kalkıp “Ben Bardiya’yım” dedi — insanların Darius’a ne kadar güvenmediğini göstermeye bu bile yeter. Darius hepsini ezdi. Bir isyancının burnunu, kulaklarını, dilini kestirdi; gözünü oydurdu; sonra diri diri kazığa oturtup sergiledi. Mesaj hep aynıydı: bunlar “Yalan”’ın askerleri — Pers inancında Hakikat’in ezeli düşmanı. Darius’a karşı çıkan, Tanrı’ya karşı çıkmış olurdu.

Tahtını kanla aldı, propagandayla pekiştirdi. Sonra tarihin en şaşırtıcı uygarlıklarından birini kurdu. Persepolis’te düzinelerce milletten gelen işçilere maaş ödeniyordu; köle değillerdi. Kadınlar erkeklerle aynı ücreti alıyordu. Hamile kadınlara fazladan erzak veriliyordu. Yolları öyle hızlıydı ki tarihçi Herodotos “ne kar, ne yağmur, ne kavurucu sıcak, ne gecenin karanlığı ulakları durduramaz” diye yazdı. Yirmi dört asır sonra Amerikan Postanesi bu sözü sloganı yaptı. Yalancı, inanmaya değer bir dünya kurmuştu.

O yazıt iki bin yıl okunamadan kaldı. 1835’te Henry Rawlinson adında genç bir İngiliz subay kayalığa tırmanmaya başladı. Tek eliyle kadim yazıları kopyalıyordu — diğer eliyle uçurumun kenarındaki merdivene tutunarak. En ulaşılmaz bölümlere bir Kürt çocuğunu iple sarkıttı. On iki yıl sürdü. Şifreyi çözünce Mezopotamya’nın kayıp yazı sistemi de çözüldü — Rosetta Taşı Mısır hiyeroglifleri için neyse, Bîsütun Yazıtı çivi yazısı için o oldu. İki bin yıllık sessizlikten sonra Darius yeniden konuşuyordu.

Bugün hâlâ orada, kayaya kazınmış — ayağı düşmanının sırtında, dokuz asi kral önünde sıralanmış. Persepolis hâlâ İran ovalarından yükseliyor; sütunları, Darius’un “tanrım yarattı” dediği göğe uzanıyor. Ve bu çelişkinin kolay bir cevabı yok: Hakikat’i bayrak yapan bir katil. İnanılacak bir şey inşa eden bir propagandacı. Dünyanın en büyük imparatorluğunu en büyük yalanı üzerine kuran — ve sonra ömrünü o yalanı gerçeğe dönüştürmekle geçiren bir adam.

Hikâyenin Dersi

Hakikati imparatorluğunun en yüce değeri yapan adam, o imparatorluğu belki de tarihin en büyük yalanıyla kurdu. Ve o çelişki üzerine yükselen uygarlık iki yüzyıl ayakta kaldı; kıtaları birleştiren yollar açtı, işçilerine hak ettiğini ödedi, insanlığın en güzel sanat eserlerini yarattı. Bazen en büyük hakikatler, en cüretli yalanlardan doğar.

Karakterler

I
I. Darius (Büyük Darius)
G
Gaumata / Bardiya (tartışmalı kral)
O
Otanes, Gobryas ve altı suikastçı
A
Atossa (Büyük Kiros’un kızı)
H
Henry Rawlinson (yazıtı çözen)

Kaynak

The Behistun Inscription (DB), Old Persian text translated in Kent, R.G., Old Persian: Grammar, Texts, Lexicon (1953); Herodotus, Histories III.61-88; Briant, Pierre, From Cyrus to Alexander (2002); Waters, Matt, Ancient Persia: A Concise History (2014); Hallock, R.T., Persepolis Fortification Tablets (1969)