Skip to main content
王冠と征服·2/2·2
Photograph of Rila Monastery

The place

Rila Monastery

Yolcu Kemikler — Bir Azizin Beş Asırlık Macerası

Bir azizin kemikleri beş asır boyunca imparatorluklar arasında dolaştı — ve bir milleti bir arada tuttu

Medieval Period (946-1469 AD)Rila Monastery

946 yılında, Bulgaristan'ın Rila Dağları'nın derinliklerinde İvan adında bir keşiş tek başına yaşadığı mağarada öldü. Müritleri cesedini bulduğunda gözlerine inanamadı — beden çürümemişti. Ortodoks Hristiyanlıkta çürümeyen beden, kutsallığın en büyük kanıtıdır. Kalıntılar hemen kutsal emanet ilan edildi. Ama İvan'ın o dağ mağarasındaki huzuru çoktan sona ermişti. Bu kemikler bundan sonra beş yüz yıl boyunca çalınacak, savaşlarda el değiştirecek ve Balkanlar'ın bir ucundan diğerine taşınacaktı.

980 civarında Bulgar Çarı Samuel'in güçlü bir hamleye ihtiyacı vardı. Bizans İmparatorluğu — başkenti bugünkü İstanbul olan devasa güç — Bulgaristan'ı her yandan sıkıştırıyordu. Ortaçağda ünlü bir azizin kalıntılarına sahip olmak, "Tanrı bizden yana" demekle eşdeğerdi. Samuel, İvan'ın kemiklerini ücra mağaradan alıp başkenti Sredets'e — bugünkü Sofya'ya — taşıttı. Ölü bir keşiş siyasi silaha dönüşmüştü. Ve kemikler nereye giderse iktidar oraya akıyordu.

Derken Bulgaristan onu tamamen kaybetti. 1183 civarında, Macaristan Krallığı'yla süren savaşlar sırasında İvan'ın kalıntıları Macaristan'ın başkenti Esztergom'a götürüldü. Savaş ganimeti miydi, bir anlaşmanın bedeli mi — kesin bilen yok. Ama sonuç aynıydı: Bulgaristan'ın en kutsal değeri artık yabancı bir ülkede, yabancı bir kilisede duruyordu. Bulgarlar için bu, ruhlarından bir parça koparılması gibiydi.

Ama Bulgarlar boyun eğmedi. Asen kardeşler — İvan ve Petır — devasa bir ayaklanma başlattı, yabancı yönetimi devirdi ve Bulgar İmparatorluğu'nu yeniden kurdu. 1195 civarında azizin kalıntılarını yeni başkentleri Tırnova'ya zafer alayıyla getirdiler. Halk yolları doldurdu; ağlayanlar da vardı, sevinenler de. İvan'ın dönüşü sadece dinî bir olay değildi — Bulgaristan'ın yeniden var olduğunun ispatıydı. Bir mağarada yalnız dua etmek isteyen keşişin kemikleri, koca bir milletin kalp atışına dönmüştü.

Huzur yine uzun sürmedi. 1396'da Osmanlı İmparatorluğu Bulgaristan'ı tamamen fethetti. Tırnova düştü. Kiliseler yıkıldı ya da terk edildi. On yıllar boyunca İvan'ın kalıntıları, bir zamanlar gururlu bir başkent olan şehrin harabeleri arasında kaldı. Tören yok, alay yok — sadece sessizlik. Millet ezilmişti ve azizin kemikleri, paramparça olmuş umutların yanında toz tutuyordu.

Hikâye tam burada inanılmaz bir hal alıyor. 1469'da — yetmiş yılı aşkın Osmanlı egemenliğinin ardından — Kratovo kasabasından üç kardeş, İvan'ı Rila Manastırı'na, yaşayıp öldüğü yere geri götürmeye karar verdi. Yolculuğu düzenlediler ve kortej Sofya'dan geçerken binlerce Bulgar sokaklara döküldü. İşgal altında bir Bulgar azizi için ayağa kalkmak sessiz bir isyandı. Mesaj belliydi: ülkemizi alabilirsiniz, ama kim olduğumuzu asla.

Sabrın sonu selamettir derler — ama beş yüz yıl süren bir sabrın sonu selametten öte bir şeydir; o artık inadın zaferidir. İvan'ın kalıntıları bugün hâlâ Rila Manastırı'nda, bin yılı aşkın süre önce yaşayıp dua ettiği dağlarda dinleniyor. Her yıl Bulgarlar, kemiklerin eve döndüğü günü kutluyor. Bir dağ başında yalnız ölen keşişin bedeni, beş asırlık savaş, fetih ve direnişin ortasında bütün bir milleti bir arada tuttu. Bazı yolculuklar ancak eve varınca anlam kazanır.

物語の教訓

Kutsal olan her imparatorluktan uzun yaşar — bazen tek bir kişinin kalıntıları, yüzyıllar boyunca bütün bir milletin kimliğini ayakta tutabilir.

登場人物

R
Rila'lı Aziz İvan (kalıntıları)
Ç
Çar Samuel
A
Asen hanedanı hükümdarları
K
Kratovolu üç kardeş

出典

Patriarch Euthymius, Vita; the Rila Charter; Bulgarian medieval chronicles

Yolcu Kemikler — Bir Azizin Beş Asırlık Macerası | Landstories