Skip to main content
Taçlar ve Fetihler·1/7·6
Photograph of Alamut Castle

The place

Alamut Castle

Kansız Fetih

Bir adamın kılıç çekmeden İran'ın en sarp kalesini ele geçirmesinin hikâyesi

1081-1090 CE (Nine years of planning and infiltration)Alamut Castle

4 Eylül 1090. Bir adam, İran'ın en korunaklı kalesinin kapısından geçti. Arkasında ordu yok. Elinde kılıç yok. Yerde tek damla kan yok. Kale, Alamut'tu — üç bin metrelik dağların arasındaki dar bir vadide, iki yüz metre yükseklikteki sivri bir kaya sırtına kurulmuş. Öyle ıssız bir yer ki haritacılar ancak sekiz yüzyıl sonra yerini doğru gösterecekti. O adam Hasan Sabbah'tı. Ve o gece yaptığı şey, belki de ortaçağ tarihinin en parlak gizli operasyonuydu.

Hasan yaklaşık 1050'de İran'ın Kum şehrinde doğdu. Küçüklüğünden beri bilgiye aç bir çocuktu — felsefe, matematik, astronomi, eline ne geçerse yutardı. Sonra yerel bir davetçi onu İsmaili mezhebine çekti; Ortadoğu'nun büyük bölümünü avucunda tutan Selçuklu Türklerine karşı duran bir akım. Hasan mezhep değiştirdi ve uzaktaki Kahire'deki Fatımi halifesine biat etti. Bir gecede aranır hâle geldi. Selçuklu devletinin en güçlü adamı Nizamülmülk bizzat yakalanması emrini verdi.

Hasan Kahire'ye kaçtı. Dârülhikme'de okudu, halifenin gözüne girdi, hızla yükseldi. Ama saray entrikaları peşini bırakmadı — yanlış adamlarla kapıştı, zindana atıldı ve Mısır'dan sürüldü. Dönüş yolunda gemi battı ama o sağ kurtuldu ve 1081'de İran'a ulaştı. Sonra hiç kimsenin beklemediği şeyi yaptı: saklanmak yerine tam dokuz yıl kılık değiştirerek dağ dağ dolaştı. Gizli bir takipçi ağı ördü — tek bir hedefle: fethedilmesi imkânsız bir kale bulmak.

Ve buldu. Alamut Vadisi — üç bin metrelik zirveler arasına sıkışmış dar, yeşil bir koridor. Tek geçidi yılın yarısı kar altında. Vadinin tam ortasında, testere gibi sivri bir kaya sırtında Alamut Kalesi oturuyordu. Hasan ordu kurmadı. Çevre köylere davetçiler gönderdi. Mezhebini kabul eden kişileri muhafız ve hizmetkâr kılığında kalenin içine yerleştirdi. Kendisi de yakınlara öğretmen olarak taşındı ve iki yıl boyunca herkesin güvenini kazandı. Her taşı bir cerrahın sabrıyla yerine koydu.

O Eylül gecesi Hasan kapıdan girdiğinde, her nöbetçi onu tanıyordu. Yabancıları dışarıda tutmakla görevli adamlar kapıyı bizzat ona açtı. Kalenin sahibi Mehdi adında bir bey o sırada uzaktaydı. Döndüğünde muhafızlarının ve hizmetkârlarının artık başka birinin emrinde olduğunu gördü. Hasan ona üç bin altın dinar uzattı — bir servet — kalenin bedeli olarak. Artık kendi adamı kalmayan Mehdi parayı aldı ve çekip gitti. İran'ın en sarp kalesi tek bir kılıç darbesi olmadan el değiştirdi.

Hasan bir daha Alamut'tan çıkmadı. 1124'teki ölümüne kadar otuz dört yıl, odasından sadece iki kere ayrıldı — ikisinde de çatıya çıkmak için. İslam dünyasının en büyük kütüphanelerinden birini kurdu. İki yüzü aşkın dağ kalesine yayılan bir ağ inşa etti. Ve öyle fedailer yetiştirdi ki adları — Haşhaşîler — her Avrupa diline kalıcı bir kelime olarak girdi: Assassin. Derviş gibi yaşadı, devlet kurucusu gibi öldü.

"Sabreden derviş muradına ermiş" derler. Hasan Sabbah'ın sabrı dokuz yıl sürdü — ama muradı bir tekke değil, zaptedilemez bir kaleydi. O bir kale fethetmedi; kaleyi, zaten kendisine ait olduğuna inandırdı. Ve yuva yaptığı kartal yuvası — Alamut, eski Farsçada "Kartalın Öğretisi" — efendisini hiç unutmadı. O Eylül gecesinden sonra yüz altmış altı yıl boyunca yeryüzünde hiçbir imparatorluk onu geri alamadı.

Hikâyenin Dersi

En büyük kaleler mancınıklarla ya da ordularla değil, sabırla, zekâyla ve güvenin yavaş yavaş inşasıyla fethedilir — bir fikre sahip tek bir adam, on bin askerin yapamayacağını başarabilir.

Karakterler

H
Hassan-i Sabbah (founder of the Nizari Ismaili state)
M
Mahdi (Zaydi lord of Alamut Castle)
N
Nizam al-Mulk (Seljuq vizier who hunted Hassan)
A
Amira Zarrab (Ismaili missionary who converted Hassan)
I
Ibn Attash (chief Ismaili da'i of Persia)

Kaynak

Hassan-i Sabbah, Sarguzasht-i Sayyidna (autobiography, preserved in fragments by Juvayni); Ata-Malik Juvayni, Tarikh-i Jahangushay (History of the World Conqueror, c.1260); Rashid al-Din Hamadani, Jami al-Tawarikh (Compendium of Chronicles, c.1310); Farhad Daftary, The Isma'ilis: Their History and Doctrines (Cambridge University Press, 2007); Encyclopaedia Iranica, 'HASAN SABBAH' (Vol. XII, 1996)