Skip to main content
Peygamberler ve Hacılar·1/3·4
Photograph of Varanasi (Kashi — City of Light)

The place

Varanasi (Kashi — City of Light)

Sönmeyen Ateş

Binlerce yıldır hiç sönmeyen kutsal ateşin başında, toplumun en alttakisi her ruhun kurtuluş anahtarını tutuyor — çünkü bu şehirde ölmek, gerçek özgürlüğün kapısını açmak demek

Mitolojik kökenlerden günümüze (yüzyıllardır kesintisiz yanan ateşler)Varanasi (Kashi — City of Light)

Manikarnika Ghat'taki ateşler hiç sönmedi. Hiç. Günün her saati, gecenin her karanlığında, Ganj Nehri kıyısındaki taş basamaklarda cenaze ateşleri yanıyor. Varanasi — Hinduizm'in en kutsal şehri. Aynı anda on iki ceset, günde yüzlerce kişi. Duman yükseliyor, küller nehre karışıyor. "Ateş düştüğü yeri yakar" deriz biz. Ama burada ateş düştüğü yeri yakmıyor — özgür bırakıyor. Hindular inanıyor ki burada ölmek sadece hayatı bitirmez, ölüm ve yeniden doğuş döngüsünü tamamen kırar. Burada ölüm, mutlak kurtuluşun kapısı.

Kutsal metinlere göre Şiva — Hinduizm'de yıkım ve dönüşüm tanrısı — burada her yanan cesedin tam yanı başında bekliyor. Alevler yükseldikçe, can çekişenin kulağına tek bir kelime fısıldıyor: kurtuluşun şifresi olan bir mantra. Kimin olduğun hiç önemli değil. Zengin misin, fakir mi? Aziz misin, günahkâr mı? Fark etmez. Ateş bedeni alıyor, nehir külleri götürüyor, Şiva'nın fısıltısı ruhu sonsuzluğa taşıyor. Bu kapıdan kimse geri çevrilmiyor.

Ama asıl çarpıcı olan bu değil. Bu kutsal alanın en güçlü kişisi ne bir rahip ne bir kral. Dom Raja — binlerce yıldır "dokunulmaz" damgası yemiş Dom kastının başı, Hindistan'ın toplum merdiveninin en alt basamağı. Ebedi alevi o tutuyor. Her cenaze odunu onun ateşinden yakılmak zorunda. İstisna yok. Her aile, sevdiklerinin ruhunu özgür bırakacak kıvılcım için ona ödeme yapıyor. Toplumun en aşağıladığı insan, her ruhun Tanrı'ya ulaşması için gereken tek şeye sahip.

Ritüel yüzyıllardır aynı. Ceset dar sokaklardan taşınırken yakınları "Ram Naam Satya Hai" diye haykırıyor — "Yalnızca Tanrı'nın adı gerçektir." Beden son kez Ganj'a batırılıyor. Odunlar istif ediliyor, ceset en üste. En büyük oğul, Dom'un alevinden ateşi alıp cesedin çevresinde beş kez dönüyor — her tur bir element için: toprak, su, ateş, hava, uzay. Sonra bir bambu sopayla kafatasını kırıyor — ruhun çıkabilmesi için. O keskin çatlama sesi nehrin üzerinde yankılandığında, bir insan daha özgürleşiyor.

Ama herkes ateşe verilmiyor. Bazıları o kadar saf ki buna ihtiyaçları yok. Beş yaşın altındaki çocuklar doğrudan Ganj'a bırakılıyor — masumiyetleri yeterli. Dünyevi hayatı çoktan bırakmış azizler de öyle; onlar zaten sembolik olarak bir kez ölmüş sayılıyor. Ve hamile kadınlar — çünkü karnındaki çocuk henüz yakılacak bir günah taşımıyor. Bedenleri ağırlık bağlanıp nehre veriliyor. Yakma alanının bile istisnaları var — ve her istisna, bu kültürün saflıktan ne anladığını ele veriyor.

Yakma alanının yakınında Mukti Bhawan var — "Kurtuluş Evi." İnsanların ölmeye geldiği bir pansiyon. Misafirlere bir oda, bir karyola ve başucuna kutsal metinler veriliyor. Süreleri on beş gün. Ölüm gelmezse çıkıp tekrar başvuruyorsun. Bekleme listesi var. Müdür on iki bin insanın gidişine tanıklık etmiş. Hep aynı şeyi söylüyor: kinini bırakanlar huzur içinde gidiyor, geçmişe tutunanlara ölüm bile acı veriyor. İyi bir ölüm, kaçtığın ölüm değil — gözlerini açıp karşıladığın ölüm.

Ama Varanasi'de ölüm anlayışını en derinden sarsan, burada ölmeyi reddeden biri oldu. On beşinci yüzyıl şairi Kabir, ölüm döşeğinde şehri terk etti. Magahar'a gitti — halkın "orada ölen eşek olarak yeniden doğar" dediği bir yere. Bilerek gitti. Tanrı'nın tek bir şehre ait olmadığını, gerçek kurtuluşun tapınakta değil yürekte yaşadığını kanıtlamak için. Taşıyanlar kefeni kaldırdığında içinde yalnızca çiçekler bulmuş. Korkmadan bakılan ölüm bir son değil. Asıl hikâye orada başlıyor.

Hikâyenin Dersi

Varanasi en kutsal mekânını bir tapınağın değil, bir yakma alanının çevresine kurdu — ve dünyanın geri kalanının ömür boyu kaçtığı bir gerçeği keşfetti: gerçekten özgür olmanın tek yolu, ateşten korkmayı bırakmak.

Karakterler

Ş
Şiva (ölmekte olanlara kurtuluşu fısıldayan Hindu tanrısı)
D
Dom Raja (ebedi ateşin bekçisi, Hindistan'ın en alt kastından)
K
Kabir (ölmek için Varanasi'yi terk eden on beşinci yüzyıl şairi)

Kaynak

Parry, Jonathan P. Death in Banaras, Cambridge University Press, 1994; Eck, Diana L. Banaras: City of Light, Princeton University Press, 1982; Justice, Christopher. Dying the Good Death: The Pilgrimage to Die in India's Holy City, SUNY Press, 1997; Skanda Purana, Kashi Khanda (12th-14th century CE); Markandeya Purana (Harishchandra legend); Bhutiani, Shubhashish. Hotel Salvation (Mukti Bhawan), 2016 film, Venice Film Festival