Milattan sonra 32 yılı. İsa’nın Kudüs surlarının dışında çarmıha gerildiği on yılın tam ortası. Suriye çölünün kalbindeki Palmira’da rahipler, o güne kadar görülmüş en görkemli tapınağı bitirdiler. Adını Bel’e adadılar: Evrenin Efendisi. Babil’in Marduk’undan güç almış, Yunan’ın Zeus’undan heybet almış ama ikisine de benzemeyen bir tanrı. Üstelik tek başına hükmetmiyordu. Güneş tanrısı sağında, ay tanrısı solunda duruyordu. Üçü birlikte gökyüzünün sahibiydi.

The place
Palmyra
Bel Tapınağı — Tanrılar Gitti, Toz Kaldı
Suriye çölündeki tapınak iki bin yıl boyunca her imparatorluğa, her istilaya, her dönüşüme göğüs gerip ayakta kaldı — ta ki yirmi birinci yüzyılın bir öğleden sonrasında birkaç kilo patlayıcı her şeyi değiştirene kadar
Hikâyenin Dersi
“İki bin yıl boyunca fethe, dönüşüme ve ihmale direnen bir yapıyı güzellikten nefret edenler değil, güzelliğin açığa vurduğu şeyden korkanlar yıktı — onların kesinliklerinden önce başka kesinliklerin de var olduğu gerçeğinden. İnsanın hayret etme yetisi, hakikati tek başına sahiplenme iddiasından çok daha eski ve çok daha kalıcıdır.”
Karakterler
Kaynak
Seyrig, Henri; Amy, Robert; Will, Ernest. Le Temple de Bel a Palmyre, 1968/1975; Teixidor, Javier. The Pantheon of Palmyra, 1979; UNOSAT satellite imagery analysis, August-September 2015; UNESCO World Heritage Site inscription, 1980; Gawlikowski, Michał, excavation reports on the Temple of Bel; Browning, Iain. Palmyra, 1979