Skip to main content
Taçlar ve Fetihler·6/7·3
Photograph of Alamut Castle

The place

Alamut Castle

İlk Hançer

Nizâmülmülk suikastı: Selçuklu'yu dize getiren ve Haşhaşîleri dünyaya tanıtan tek bıçak darbesi

October 14, 1092 CE (10 Ramadan 485 AH)Alamut Castle

1092 yılı, Hicri 485. Nizâmülmülk, İslam dünyasının en güçlü insanıydı. Otuz yıl boyunca Büyük Selçuklu Devleti'nin veziriâzamı olarak hüküm sürmüştü — önce Sultan Alparslan'ın, sonra oğlu Melikşah'ın yanında. Otoritesi Çin sınırlarından Akdeniz kıyılarına uzanıyordu. İsmailîleri bastırmak için Nizamiye medreselerini kurdu. Devlet yönetimi üzerine bir kitap yazdı ki bugün hâlâ okunuyor. Ama dağların doruğunda, Alamut denen bir kalede, tek bir adam bu devasa gücün artık sona ermesi gerektiğine karar vermişti.

O adam Hasan Sabbah'tı. Nizarî İsmailîlerin önderi, Alamut Kalesi'nin efendisi. Felsefesi acımasızca basitti: milyonlara zulmeden bir tiranı öldürmek, binlerce askeri açık savaşta ölüme yollamaktan daha etkilidir. Silahları fedaîlerdi — "kendini adayanlar" — yıllarca dövüş, kılık değiştirme ve saray adabı eğitimi almış adamlar. Her zaman hançer kullanırlardı. Her zaman herkesin gözü önünde vururlardı. Ve asla kaçmayı düşünmezlerdi. Görev dönüşü olmayan bir yolculuktu ve bunu bir adak gibi kucaklarlardı.

14 Ekim 1092 — Ramazan'ın onuncu günü. Vezirin kafilesi Isfahan'dan Bağdat'a doğru yol alıyordu, Nihâvend yakınlarındaydı. Yetmişini geçkin Nizâmülmülk, iftarını yeni bitirmişti. Paçavra giysiler içinde bir adam — gezgin bir derviş kılığında — tahtırevana yaklaşıp elinde dilekçe olduğunu söyledi. Vezir bu tür ziyaretçileri kabul etmesiyle bilinirdi. Öne doğru eğildi. Adamın adı Ebu Tâhir Arrânî'ydi. Elinde dilekçe yoktu. Bir hançer vardı.

Tek bir darbe. İmparatorluğun en güçlü adamı yere yığıldı. Ebu Tâhir kaçmayı denedi ama ayağı bir çadır ipine takıldı. Muhafızlar onu saniyeler içinde öldürdü — hedefi düştükten birkaç nefes sonra. Her fedaînin beklediği şekilde can verdi. Her şey bir dakikadan kısa sürdü. Ama ardından gelenler, Ortadoğu'nun kaderini yüz yılı aşkın süre boyunca yeniden yazacaktı.

Otuz beş gün sonra Sultan Melikşah da öldü — koşullar öylesine şüpheliydi ki pek çok tarihçi onun da suikaste kurban gittiğini düşünüyor. Vezir ve sultan birden sahneden silinince, Selçuklu İmparatorluğu iç savaşa sürüklendi. Melikşah'ın oğulları taht kavgasına tutuştu, her biri tacı kendine istiyordu. Artık hiçbirinin dağ kalelerine saldıracak askeri kalmamıştı. Hasan Sabbah tam olarak bunu hesaplamıştı: bir kişiyi — belki iki kişiyi — ortadan kaldırarak halkına yönelik en büyük tehdidi etkisiz hale getirdi ve onlarca yıl nefes alma alanı kazandı.

Türkler "bir kıvılcım koca ormanı yakar" der. Ama Nizâmülmülk suikastında orman, çağının en büyük imparatorluğuydu — kıvılcım ise tek bir adam ve tek bir hançer. Onun ölümünden sonra bölgedeki her hükümdar aynı dersi aldı: canını hiçe saymış birinin önünde hiçbir muhafız duvarı seni koruyamaz. Sultan Sencer — Melikşah'ın oğullarından biri — bir sabah uyandığında yastığının yanında toprağa saplanmış bir hançer ve Hasan'dan bir not buldu: "Bu bıçak toprağa değil göğsüne saplansaydı, seni kimse kurtaramazdı." Selçukluların en yaman savaşçısı Sencer, bir daha asla İsmailîlere dokunmadı.

Bağdat yolunda Nizâmülmülk'ü deviren o hançer, yalnızca bir adamın hayatına son vermedi. Yankısı bugün bile duyulan bir ilkeyi kanıtladı: her şeyden — rahattan, güvenlikten, hayatın kendisinden — vazgeçmeye hazır olmak, yeryüzünün en kudretli imparatorluğunu bile dize getirebilir.

Hikâyenin Dersi

İnancına gerçekten bağlı bir insanın elindeki tek bir bıçak, yüz bin kişilik ordunun başaramadığını başarabilir — ve kendini dokunulmaz sanan güçlüler er geç öğrenir ki hiçbir asker duvarı, vakti gelmiş bir fikirden kimseyi koruyamaz.

Karakterler

H
Hassan-i Sabbah (master of Alamut who ordered the killing)
N
Nizam al-Mulk (Abu Ali al-Hasan ibn Ali al-Tusi, Seljuq vizier)
A
Abu Tahir Arrani (the fidai who carried out the assassination)
S
Sultan Malik-Shah I (Seljuq sultan, died 35 days later)
S
Sultan Alp Arslan (Malik-Shah's father, whom Nizam also served)

Kaynak

Ata-Malik Juvayni, Tarikh-i Jahangushay (c.1260); Nizam al-Mulk, Siyasatnama (Book of Government, c.1091); Rashid al-Din Hamadani, Jami al-Tawarikh (c.1310); Bernard Lewis, The Assassins: A Radical Sect in Islam (1967); Farhad Daftary, The Isma'ilis: Their History and Doctrines (Cambridge, 2007); World History Encyclopedia